{“title”: “Kurtlar Vadisi Senaristi Raci Şaşmaz’ın İfade Detayları ve Diziyi Anlattıkları”, “content”: “
Kurtlar Vadisi’nin başarılı senaristi Raci Şaşmaz, son zamanlarda gündem olan eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında ifade verdi. Şaşmaz, bu önemli gelişmelerle birlikte dizinin yapım sürecine ve ortaya çıkan iddialara dair detayları kamuoyu ile paylaştı. Eski istihbaratçı Kozinoğlu’nun şüpheli ölümü iş güdümlü bir soruşturma konusu olmaya devam ederken, dizinin karakterleriyle ortaya atılan iddialar da geniş yankı uyandırdı.
İfade sırasında Şaşmaz ve diğer senaristler, Silivri Adliyesi’nde bilirkişi kimliğiyle ifade verdikten sonra, dizideki “Kazım Kaşifoğlu” karakterinin sosyal medyada gündem olmasının nedenlerini ve bu karakterin gerçek hayattaki olaylar ile ilişkisini detaylandırdı. Şaşmaz, dizinin ve karakterlerin tamamen kurgu olduğunu vurgulayarak, olayların gerçeklikle ilgisi olmadığını belirtti. Ayrıca, diziyi karalamak amacıyla ortaya atılan şiddet ve belgeler ile bilgi alma iddialarını da sert biçimde reddetti.
Raci Şaşmaz, yaptığı açıklamada, dizinin toplumun çeşitli kesimlerinin yaşamını ve iç savaşlara kadar uzanan istihbarat çatışmalarını yansıttığını ve bu sayede büyük bir izleyici kitlesine ulaştığını ifade etti. Ayrıca, dizinin başarı ve popülaritesine karşı gerçek dışı iftira ve karalama kampanyalarının düzenlendiğini dile getirdi. Şaşmaz, açık kaynaklardan alınan bilgilerin drama unsurlarıyla harmanlanarak televizyon dünyasında özgün içerikler oluşturduğunu belirterek, bunların herhangi bir illegal yapının olmadığını defalarca vurguladı.
İkincil olarak, dizideki karakterlerin ve hikâyenin tamamen hayal ürünü olduğunu ve zaman zaman karakterlerin ölümlerinin olayların bitişini simgelediğini açıklayan Şaşmaz, gerçek hayatla hiçbir ilgisinin bulunmadığını sözlerine ekledi. Kendisine yönelecek suçlamalar üzerine, dizinin yapımında herhangi bir dış müdahale veya talebin söz konusu olmadığını dile getirdi. Ayrıca, sosyal medyada dolaşan FETÖ bağlantılı iddiaların da asılsız olduğunu belirtti. Şaşmaz, özellikle dizinin mezar taşıyla ilgili spekülasyonlara da açıklık getirdi ve bu durumun sahne veya senaryoya bağlı olduğunu, gerçek bir mezar taşından bahsedilmediğini vurguladı.
Özellikle, senaryoya müdahale iddialarını da cevaplayan Şaşmaz, Osman Sınav ve Hasan Atilla Uğur arasındaki ilişkinin tamamen profesyonel ve sıradan olduğunu, herhangi bir müdahale veya etkilenmenin söz konusu olmadığını sözlerine ekledi. Ayrıca, Türkiye’nin çeşitli yerlerdeki çekimlerin ve prodüksiyonun her aşamasında kullanılan materyallerin ve araçların da tamamen kurgu ve sahte olabileceğine işaret etti. Soruşturmanın ve dizinin içeriklerinin, gerçek olaylara dayalı olmadığını belirteren Şaşmaz, bu eserlerin yalnızca hayal ürünü ve kurgu olduğunu bir kez daha vurguladı. Son olarak, Türkiye’deki siyasi ve askeri gelişmelerle ilgili birtakım karalama kampanyalarının fark edilmesiyle, dizinin halk algısını etkilemeyi amaçlayan çabalara karşı da uyardı ve bu girişimlerin gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.”}